seni gidi açunun cucusu, hepberaber olsak artık de mi.. pek özledim ben de ikiniizii.. :(
sizi de anneniz hep bal kaymakla yıkamış. sizi de seviyorum. pek çok seviyorum =) meğersem harmanim'i en birinci çok seviyomuşum
kim ki duk u annesi hep hamslerle yıkamış. ama ben hamsiyi çok sevdiğimden dolayı çok güsel kokuyomuş bana meğersem.
sensin hamsi =( annem beni balla yıkamış işte. bilmiyorsun sen. çok güzel bir çocukmuşum ben meğersem.
bir dokunsam keşke, biraz kokun gelse esintiyle.
burnunun ucundan öpmek ne büyük hayal.
hayata düştüm bugün sevgili.
tüm gerçekliğiyle tüm özlemiyle.
canım acıyor sadece..
"her zaman sarhos olmali. her sey bunda: tek sorun bu. omuzlarinizi ezen, sizi topraga dogru çeken zaman’in korkunc agirligini duymamak için, durmamacasina sarhos olmalisiniz.
ama neyle? sarapla, siirle, ya da erdemle, nasil isterseniz. ama sarhos olun.
ve bazi bazi, bir sarayin basamaklari, bir hendegin yesil otlari üzerinde, odanizin donuk yalnizligi içinde, sarhoslugunuz azalmis ya da büsbütün geçmis bir durumda uyanirsaniz, sorun, yele, dalgaya, yildiza, kuşa, saate sorun, her kaçan seye, inleyen, yuvarlanan, şakıyan, konuşan her seye sorun, "saat kaç" deyin; yel, dalga, yildiz, kus, saat hemen verecektir karsiligini: "sarhos olma saatidir. zamanin inim inim inletilen köleleri olmamak için sarhos olun durmamacasina! sarapla, siirle, ya da erdemle, nasil isterseniz..
charles baudelaire
hacı hacıyı mekkede,hoca hocayı tekkede;yoldaş yoldaşı şişlide bulurmuş:)
yine mi gülümsedin oralarda sen..
beyfendi açık kalan kaburgalarınızın onarımı için gereken izni aldık. tanrılar daha fazla "kalpsiz" yaşayamayacağınızı onayladılar.
müjdeler olsun!
aman da kimler doğmuş bugün!! kuzuların şahı mı doğmuş bugün =))) iyiki doğdun iyi varsın iyi ki bizimlesin ve iyiki onunlasın seviyoruz seniiiii =))
hey adam!
gülünce gökkuşağı çıkaran adam..
ay ışığı manastırında yaşayan adam..
bana benim olan hayatı bağışlayan adam..
mucizelerim olan adam..
yarim..
iyi ki bize ait bir dünya var.. iyi ki sen varsın..
iyi ki aşk var... iyi ki sevgi var..
ama az zaman var sevgili.. doyasıya yaşamak lazım günü..
seni seviyorum!
seni seviyorum!
doğumunu, ilk gülüşünü, gözyaşlarını, sevgini kutluyorum!
iyi ki doğmuşsun sevgilim!
seni seviyorum...
kendimi hayattaki tüm klişelere el sallarken buluyorum güvertede.. kadınlar döpyeslerini giymiş, ipekten mendilleriyle veda ediyorlar kalabalığa.. bir dirhem bir çekirdek beyfendiler de eşlik ediyorlar şaşaaya... biliyorum hiç alışık değilsin bu karelere... ama kaçışımız böyle olsun istedim.. eski zaman usulü gidelim bu topraklardan.. sen tak küçük gözlüklerini, benim yüzümde bir tül açılalım istedim denize... pelesenk olmuş bir hayattan böyle kaçalım istedim.. kaçırabildiğimiz her duyguyu alalım yanımıza.. bize ait ne varsa kalmasın sonrakilere... bu topraklarda olamadığımız kadar bencil olalım suyun üstünde.. biliyorum ki vardığımız her kara parçası da alıp götürecek bizi... şimdi imakınımız varken salalım ipekten mendilimizi gökyüzüne..
"Seni günlere böldüm, seni aylara
Daha yıllara, yüzyıllara böleceğim
Ve her zaman söyleyeceğim ki beni anla
Böyle eskitilmiş de olsa bu kalbi
Minesi çatlamış bir diş gibi durduracağım karşısında.
Şiirler söylenir, şiirler biter
Biz bu sevdayı neresine sakladıktı sen ona bak da
Kahverengi avuçlarına mı gözlerinin
Tam oradan mı kahverengi yağan bir aydınlığa.
Bütün günler yenileşir her bekleyişte
Ve bütün dünler, bütün geçmişler
Kapını açarsın ki bir de, hiç kimseler yok
Çaresiz, benim sana gelişim de hep böyle.
Dün akşama doğru turuncu bir bulut geçti
Sonra bütün bulutlar hep birden geçti
Anılar, anılar, belki hepsi bir kelime"
(E.Cansever)
"Sevgilim, bir günün ortası şimdi
Taşıtlar hızla gelip geçiyor, her yer kalabalık,
Ben seni düşünüyorum bir bodrum kahvesinde
Uzat bana uzat ellerini
İzinli askerler görüyorum, kırıtarak yürüyen işçi kızlar
İstanbul her günkü yaşantısı içinde, uğultulu,
Güvercinler güneşten bir sessizliği biriktiriyor
Ben seni düşünüyorum seni
Hani tıpkı o ilk günlerdeki gibi
Kalbim diyorum kalbim
Daha dün tezgâhtan çıkmış bir su sayacı gibi
Aşkı anılar besliyor düşler kadar
Bu yüzden diyorum ki aşk eskidikçe aşktır
Sevgi eskidikçe sevgi.
Günümüz ekmeğimiz, türkümüz
Çoluğumuz çocuğumuz
Binalar yan yana yükselip gidiyor
Vapurların ağzı köpük içinde
Uzaklarda ne kapılar açılıyor
Tirenin biri bir istasyona varıyor
Ordan çıkıyor biri.
Her şey biliyor her şey
Sen biliyor musun bakalım
Seni nice sevdiğimi?
Üstüne titrrediğimi?
Geldiğimi?
Gittiğimi
Hadi! "
"Sevgilim ben şimdi büyük bir kentte seni düşünmekteyim
Elimde uçuk mavi bir kalem cebimde iki paket sigara
Hayatımız geçiyor gözlerimin önünden
Çıkıp gitmelerimiz, su içmelerimiz, öpüştüklerimiz
"Ağlarım aklıma geldikçe gülüştüklerimiz".
Çiçekler, çiçekler, su verdim bu sabah çiçeklere
O gülün yüzü gülmüyor sensiz
O köklensin diye pencerede suya koyduğun devetabanı
Hepten hüzünlü bu günlerde
Gür ve çoşkun bir günışığı dadanmış pencereye
Masada tabaklar neşesiz
Koridor ıssız
Banyoda havlular yalnız
Mutfak dersen - derbeder ve pis
Çiti orda duruyor, ekmek kutusu boş
Vantilatör soluksuz
Halılar tozlu
Giysilerim gardropda ve şurda burda
Memo'nun oyuncak sepeti uykularda
Mavi gece lambası hevessiz
Kapı diyor ki açın beni kapayın beni
Perdeler gömlek değiştiren yılanlar gibi
Radyo desen sessiz
Tabure sandalyalardan çekiniyor
Küçük oda karanlık ve ıssız
Her şey seni bekliyor her şey gelmeni
İçeri girmeni
Senin elinin değmesini
Gözünün dokunmasını
Ve her şey tekrarlıyor
Seni nice sevdiğimi"
"İki kalp arasinda en kisa yol:
Birbirine uzanmis ve zaman zaman
Ancak parmak uclariyla degebilen
İki kol. "
"Bir çiçek duruyordu, orda, bir yerde,
Bir yanlışı düzeltircesine açmış;
Gelmiş ta ağzımın kenarında
Konuşur durur."
"Daha nen olayım isterdin,
Onursuzunum senin."
kuzu, kuzu, kuzucuk, kara kuzu, kara kuzucuk, kuzum, kuzucuğum, kara kuzucuğum...
herşeyim
a ♥ k
k ♥ a
aşık toplaşması yapalım bigün lan
=) valla benim sevgilim izmirde olduğundan hınk diyince toplaşamıyoruz. ama burada bi aşık toplaşması yapmak lazım. aşıkları görelim şööppii....
henee lan kıyamam size ben
bu haftasonu buradaydı işte... 4 gün kaldı gitti yine ben de gitcem... eheheh.
ula gelse ya buraya para mı dayanır leyn yollara :D
para dediğin nedir? iki gönül bir olunca samanlık seyran olurmuş... ki oluyor... ehehehe
yürüdüm yürüdüm, çok yollardan geçtim inan çok büyüdüm
düşündüm düşündüm, sebebini bulamadım neden neden neden çok üzüldüm
aç kapını lütfen çünkü ben geldim
cok üşüdüm çok soğuk yerden geldim
bana bana biraz gülümser misin
kimseye sormadım yolu kendim buldum geldim
simsiyahların içinden sana kar beyaz geldim
beni biraz sever misin
ben geldim ben geldim ben geldim
üstüm biraz tozlu yolda çok düştüm geldim
ellerim çizik üzgünüm dikenliklerden geldim
kalbim paramparça ama sana topladım geldim
bir bilsen neler yazdım hepsini yaktım geldim
annemi bıraktım sana kimsesiz geldim
çocukluğumun söküklerini dikebilir misin
izin ver de oturayım lütfen bacaklarımı çok yordum geldim
kusura bakma üstüm ıslak büyük yağmurlardan geldim
anlatsam herşeyi dinler misin
yanıma para almadım, 5 kuruşsuz geldim
yolda biraz acıktım ama sana dayandım geldim
hiç yokken hep olmak nedir bilir misin
kendime devdim devdim devrildim geldim
kardım buzdum eridim erittim geldim
aşkı sırtıma aldım taşıdım evladım dedim
açtım soldum sarardım geldim
yandım söndüm kül oldum geldim
ellerinle ellerime su dökebilir misin
yüzüme vurdu rüzgar yağmuru daha çok dedim
yağmur çarptı kendi bana bu yetmez dedim
kırılmış kanatlarıma bir kez dokunabilir misin
taştım dağdım kum oldum geldim
camdım kayaydım tuz buz oldum geldim
beni tanrıya tekrar inandırabilir misin
bin kere öldüysem bin kere dirildim geldim
canımdan can kan verdim ama adını yaşattım geldim
yedi kat yerin dibinden beni duyabilir misin
kimse inanmadı sana bir ben taptım geldim
dönücek yerim kalmadı herşeyi mahvettim geldim
şimdi beni biraz sever misin
ben geldim ben geldim ben geldim ben geldim
bugün küçük bir esinti geldi patriça'dan.. denizin tuzuydu dudaklarımdaki sonra ayın ışığı vurdu yüzüme, sesin geldi manastırdan..
sizin de mi elinizde tek yaprak kaldı? ben de kıyamıyorum son yaprağı koparmaya... küçük bir çiçekten mi medet umuyorsun diyorum ama yine de söz geçiremiyorum kendime.. sonra da minik bir çiçeğe söz geçirmeye çalışıyorum.. üstelik kolunu kanadını kırarak.. aslında kırılmış kanadım için teselli arayarak.. seviyor, sev(m)iyor, seviyor, sev(m)iyor.. işte son yaprak, işte son ümit, işte son umut, benim koparmaya kıyamadığım son şansım..
ve bir varoluş canlanıyor bedenlerimizde. bedenlerimiz açarken henüz doğmuş güneşe gzüel bir melodi dökülüyor dudaklarımızdan.. nameler ise başucumuzda... ara ara birşeylere veriliyor dikkatler sonrası mutluluk... farkında olmanın verdiği mutluluk... farkındalıklarımız oluyor sonra aralarda... varolurken yeni bedende alışkanlıklarımız oluyor sonraları... o alışkanlıklar dokunuşları getiriyor...
---kalp çarpıntısı--- dudaklarda tekrar bir bahar havası...
bordo bakıyor gözlerin..anlatmak istiyor.. mürdüm gibi bir boynun var.. sakin ve dingin.. dokunuşların kırmızı ve parlak.. kirpiklerinden yıldızlar düşüyor.. konuşuyorsun ağzın bir şelale dudakların küçük bir balık.. saçların gül kokan kızıl bir toprak..
seni seviyorum
ya da biz masal olsak demiştim aylar önce.. ama gitmek gerekti bir süre.. ne güneşte yaşayan adamları konuşmaya vaktimiz vardı ne de karpuz kokan elleri öpmeye.. gitmek gerekti uzun bir süre.. ağaçların kızarması, toprağın dinlenmesi için zaman gerekti bize.. cesaret gerekti bize.. şimdi yeni bir gün doğuyor kırmızı eşliğinde ve güneşteki adamlar bizi konuşuyor bilinmez renkleriyle..
domatesli fotoğrafı masaüstü yapılacısa yapılascıa yapılascı allah cezasını vermesin o fotosunun::)):):):)
yihuuu!! sakallara gell =)) !! foto şahane,koynumda sevgili ahh istanbul geceleri...
eger dogru kisi ile çok erken veya cok geç karsilasirsanız, onun yanindan geçip gidersiniz. İşte benim yanından geçip gidemediğim, kalbimin takıldığı turuncu adam.
eveeett,işte sonunda beklenen kişi teşrif etti veee harmanimmmm!!! hoş geldin güzel insan =)
tişükkür ederim efenim...
=)