kim ki duk-kara kuzu

38 kişi kendisini tutuyor, 37 arkadaşı var.


12.01.1981 doğumlu, 27 yaşında. şu an yaşadığı yer İstanbul. açunun cucusu - aylak adam olarak çalışıyor.

harmanimm panosu rss kaynağı

arkadaşları neler demiş?

seni gidi açunun cucusu, hepberaber olsak artık de mi.. pek özledim ben de ikiniizii.. :(

dumanprenses   07 Temmuz 2008 16:14  

sizi de anneniz hep bal kaymakla yıkamış. sizi de seviyorum. pek çok seviyorum =) meğersem harmanim'i en birinci çok seviyomuşum

kim ki duk   08 Temmuz 2008 00:32  

kim ki duk u annesi hep hamslerle yıkamış. ama ben hamsiyi çok sevdiğimden dolayı çok güsel kokuyomuş bana meğersem.

harmanimm   08 Temmuz 2008 00:34  

sensin hamsi =( annem beni balla yıkamış işte. bilmiyorsun sen. çok güzel bir çocukmuşum ben meğersem.

kim ki duk   08 Temmuz 2008 00:43  

harmanimm   11 Haziran 2008 02:33  

bir dokunsam keşke, biraz kokun gelse esintiyle.
burnunun ucundan öpmek ne büyük hayal.
hayata düştüm bugün sevgili.
tüm gerçekliğiyle tüm özlemiyle.
canım acıyor sadece..

kim ki duk   03 Haziran 2008 13:57  

"her zaman sarhos olmali. her sey bunda: tek sorun bu. omuzlarinizi ezen, sizi topraga dogru çeken zaman’in korkunc agirligini duymamak için, durmamacasina sarhos olmalisiniz.
ama neyle? sarapla, siirle, ya da erdemle, nasil isterseniz. ama sarhos olun.
ve bazi bazi, bir sarayin basamaklari, bir hendegin yesil otlari üzerinde, odanizin donuk yalnizligi içinde, sarhoslugunuz azalmis ya da büsbütün geçmis bir durumda uyanirsaniz, sorun, yele, dalgaya, yildiza, kuşa, saate sorun, her kaçan seye, inleyen, yuvarlanan, şakıyan, konuşan her seye sorun, "saat kaç" deyin; yel, dalga, yildiz, kus, saat hemen verecektir karsiligini: "sarhos olma saatidir. zamanin inim inim inletilen köleleri olmamak için sarhos olun durmamacasina! sarapla, siirle, ya da erdemle, nasil isterseniz..

dharma bum   17 Mayıs 2008 09:55  

hacı hacıyı mekkede,hoca hocayı tekkede;yoldaş yoldaşı şişlide bulurmuş:)

dharma bum   02 Mayıs 2008 14:51  

sevginiz/saygınız hep varolsun ....

dharma bum   03 Mayıs 2008 16:33  

kim ki duk   05 Nisan 2008 20:49  

kim ki duk   05 Nisan 2008 20:45  

yine mi gülümsedin oralarda sen..

kim ki duk   05 Nisan 2008 20:43  

beyfendi açık kalan kaburgalarınızın onarımı için gereken izni aldık. tanrılar daha fazla "kalpsiz" yaşayamayacağınızı onayladılar.
müjdeler olsun!

kim ki duk   24 Şubat 2008 15:59  

aman da kimler doğmuş bugün!! kuzuların şahı mı doğmuş bugün =))) iyiki doğdun iyi varsın iyi ki bizimlesin ve iyiki onunlasın seviyoruz seniiiii =))

neita   12 Ocak 2008 16:20  


hey adam!
gülünce gökkuşağı çıkaran adam..
ay ışığı manastırında yaşayan adam..
bana benim olan hayatı bağışlayan adam..
mucizelerim olan adam..
yarim..
iyi ki bize ait bir dünya var.. iyi ki sen varsın..
iyi ki aşk var... iyi ki sevgi var..
ama az zaman var sevgili.. doyasıya yaşamak lazım günü..
seni seviyorum!
seni seviyorum!
doğumunu, ilk gülüşünü, gözyaşlarını, sevgini kutluyorum!
iyi ki doğmuşsun sevgilim!
seni seviyorum...

kim ki duk   12 Ocak 2008 12:34  

kendimi hayattaki tüm klişelere el sallarken buluyorum güvertede.. kadınlar döpyeslerini giymiş, ipekten mendilleriyle veda ediyorlar kalabalığa.. bir dirhem bir çekirdek beyfendiler de eşlik ediyorlar şaşaaya... biliyorum hiç alışık değilsin bu karelere... ama kaçışımız böyle olsun istedim.. eski zaman usulü gidelim bu topraklardan.. sen tak küçük gözlüklerini, benim yüzümde bir tül açılalım istedim denize... pelesenk olmuş bir hayattan böyle kaçalım istedim.. kaçırabildiğimiz her duyguyu alalım yanımıza.. bize ait ne varsa kalmasın sonrakilere... bu topraklarda olamadığımız kadar bencil olalım suyun üstünde.. biliyorum ki vardığımız her kara parçası da alıp götürecek bizi... şimdi imakınımız varken salalım ipekten mendilimizi gökyüzüne..

kim ki duk   29 Aralık 2007 14:23  

kim ki duk   14 Aralık 2007 23:29  

"Seni günlere böldüm, seni aylara
Daha yıllara, yüzyıllara böleceğim
Ve her zaman söyleyeceğim ki beni anla
Böyle eskitilmiş de olsa bu kalbi
Minesi çatlamış bir diş gibi durduracağım karşısında.

Şiirler söylenir, şiirler biter
Biz bu sevdayı neresine sakladıktı sen ona bak da
Kahverengi avuçlarına mı gözlerinin
Tam oradan mı kahverengi yağan bir aydınlığa.

Bütün günler yenileşir her bekleyişte
Ve bütün dünler, bütün geçmişler
Kapını açarsın ki bir de, hiç kimseler yok
Çaresiz, benim sana gelişim de hep böyle.

Dün akşama doğru turuncu bir bulut geçti
Sonra bütün bulutlar hep birden geçti
Anılar, anılar, belki hepsi bir kelime"
(E.Cansever)

kim ki duk   27 Kasım 2007 20:29  

dharma bum   23 Kasım 2007 03:31  

"Sevgilim, bir günün ortası şimdi
Taşıtlar hızla gelip geçiyor, her yer kalabalık,
Ben seni düşünüyorum bir bodrum kahvesinde
Uzat bana uzat ellerini
İzinli askerler görüyorum, kırıtarak yürüyen işçi kızlar
İstanbul her günkü yaşantısı içinde, uğultulu,
Güvercinler güneşten bir sessizliği biriktiriyor

Ben seni düşünüyorum seni
Hani tıpkı o ilk günlerdeki gibi
Kalbim diyorum kalbim
Daha dün tezgâhtan çıkmış bir su sayacı gibi
Aşkı anılar besliyor düşler kadar
Bu yüzden diyorum ki aşk eskidikçe aşktır
Sevgi eskidikçe sevgi.

Günümüz ekmeğimiz, türkümüz
Çoluğumuz çocuğumuz
Binalar yan yana yükselip gidiyor
Vapurların ağzı köpük içinde
Uzaklarda ne kapılar açılıyor
Tirenin biri bir istasyona varıyor
Ordan çıkıyor biri.

Her şey biliyor her şey
Sen biliyor musun bakalım
Seni nice sevdiğimi?
Üstüne titrrediğimi?
Geldiğimi?
Gittiğimi
Hadi! "

kim ki duk   20 Kasım 2007 16:53  

"Sevgilim ben şimdi büyük bir kentte seni düşünmekteyim
Elimde uçuk mavi bir kalem cebimde iki paket sigara
Hayatımız geçiyor gözlerimin önünden
Çıkıp gitmelerimiz, su içmelerimiz, öpüştüklerimiz
"Ağlarım aklıma geldikçe gülüştüklerimiz".
Çiçekler, çiçekler, su verdim bu sabah çiçeklere
O gülün yüzü gülmüyor sensiz
O köklensin diye pencerede suya koyduğun devetabanı
Hepten hüzünlü bu günlerde
Gür ve çoşkun bir günışığı dadanmış pencereye
Masada tabaklar neşesiz
Koridor ıssız
Banyoda havlular yalnız
Mutfak dersen - derbeder ve pis
Çiti orda duruyor, ekmek kutusu boş
Vantilatör soluksuz
Halılar tozlu
Giysilerim gardropda ve şurda burda
Memo'nun oyuncak sepeti uykularda
Mavi gece lambası hevessiz
Kapı diyor ki açın beni kapayın beni
Perdeler gömlek değiştiren yılanlar gibi
Radyo desen sessiz
Tabure sandalyalardan çekiniyor
Küçük oda karanlık ve ıssız
Her şey seni bekliyor her şey gelmeni
İçeri girmeni
Senin elinin değmesini
Gözünün dokunmasını
Ve her şey tekrarlıyor
Seni nice sevdiğimi"

kim ki duk   20 Kasım 2007 16:51  

"İki kalp arasinda en kisa yol:
Birbirine uzanmis ve zaman zaman
Ancak parmak uclariyla degebilen
İki kol. "

kim ki duk   20 Kasım 2007 16:48  

"Bir çiçek duruyordu, orda, bir yerde,
Bir yanlışı düzeltircesine açmış;
Gelmiş ta ağzımın kenarında
Konuşur durur."

kim ki duk   20 Kasım 2007 16:46  

"Daha nen olayım isterdin,
Onursuzunum senin."

kim ki duk   20 Kasım 2007 16:44  

kuzu, kuzu, kuzucuk, kara kuzu, kara kuzucuk, kuzum, kuzucuğum, kara kuzucuğum...

harmanimm   12 Kasım 2007 21:19  

jeh   11 Kasım 2007 01:46  

aşık toplaşması yapalım bigün lan

lemansirana   05 Kasım 2007 15:13  

=) valla benim sevgilim izmirde olduğundan hınk diyince toplaşamıyoruz. ama burada bi aşık toplaşması yapmak lazım. aşıkları görelim şööppii....

harmanimm   05 Kasım 2007 15:14  

henee lan kıyamam size ben

lemansirana   05 Kasım 2007 15:15  

bu haftasonu buradaydı işte... 4 gün kaldı gitti yine ben de gitcem... eheheh.

harmanimm   05 Kasım 2007 15:27  

ula gelse ya buraya para mı dayanır leyn yollara :D

lemansirana   05 Kasım 2007 15:29  

para dediğin nedir? iki gönül bir olunca samanlık seyran olurmuş... ki oluyor... ehehehe

harmanimm   05 Kasım 2007 15:40  

yürüdüm yürüdüm, çok yollardan geçtim inan çok büyüdüm
düşündüm düşündüm, sebebini bulamadım neden neden neden çok üzüldüm
aç kapını lütfen çünkü ben geldim
cok üşüdüm çok soğuk yerden geldim
bana bana biraz gülümser misin
kimseye sormadım yolu kendim buldum geldim
simsiyahların içinden sana kar beyaz geldim
beni biraz sever misin

ben geldim ben geldim ben geldim

üstüm biraz tozlu yolda çok düştüm geldim
ellerim çizik üzgünüm dikenliklerden geldim
kalbim paramparça ama sana topladım geldim
bir bilsen neler yazdım hepsini yaktım geldim
annemi bıraktım sana kimsesiz geldim
çocukluğumun söküklerini dikebilir misin

izin ver de oturayım lütfen bacaklarımı çok yordum geldim
kusura bakma üstüm ıslak büyük yağmurlardan geldim
anlatsam herşeyi dinler misin
yanıma para almadım, 5 kuruşsuz geldim
yolda biraz acıktım ama sana dayandım geldim
hiç yokken hep olmak nedir bilir misin
kendime devdim devdim devrildim geldim
kardım buzdum eridim erittim geldim
aşkı sırtıma aldım taşıdım evladım dedim
açtım soldum sarardım geldim
yandım söndüm kül oldum geldim
ellerinle ellerime su dökebilir misin

yüzüme vurdu rüzgar yağmuru daha çok dedim
yağmur çarptı kendi bana bu yetmez dedim
kırılmış kanatlarıma bir kez dokunabilir misin
taştım dağdım kum oldum geldim
camdım kayaydım tuz buz oldum geldim
beni tanrıya tekrar inandırabilir misin

bin kere öldüysem bin kere dirildim geldim
canımdan can kan verdim ama adını yaşattım geldim

yedi kat yerin dibinden beni duyabilir misin
kimse inanmadı sana bir ben taptım geldim
dönücek yerim kalmadı herşeyi mahvettim geldim
şimdi beni biraz sever misin

ben geldim ben geldim ben geldim ben geldim

kim ki duk   19 Ekim 2007 21:01  


bugün küçük bir esinti geldi patriça'dan.. denizin tuzuydu dudaklarımdaki sonra ayın ışığı vurdu yüzüme, sesin geldi manastırdan..

kim ki duk   05 Ekim 2007 18:21  

sizin de mi elinizde tek yaprak kaldı? ben de kıyamıyorum son yaprağı koparmaya... küçük bir çiçekten mi medet umuyorsun diyorum ama yine de söz geçiremiyorum kendime.. sonra da minik bir çiçeğe söz geçirmeye çalışıyorum.. üstelik kolunu kanadını kırarak.. aslında kırılmış kanadım için teselli arayarak.. seviyor, sev(m)iyor, seviyor, sev(m)iyor.. işte son yaprak, işte son ümit, işte son umut, benim koparmaya kıyamadığım son şansım..

kim ki duk   05 Ekim 2007 16:07  

ve bir varoluş canlanıyor bedenlerimizde. bedenlerimiz açarken henüz doğmuş güneşe gzüel bir melodi dökülüyor dudaklarımızdan.. nameler ise başucumuzda... ara ara birşeylere veriliyor dikkatler sonrası mutluluk... farkında olmanın verdiği mutluluk... farkındalıklarımız oluyor sonra aralarda... varolurken yeni bedende alışkanlıklarımız oluyor sonraları... o alışkanlıklar dokunuşları getiriyor... ---kalp çarpıntısı--- dudaklarda tekrar bir bahar havası...

harmanimm   04 Ekim 2007 05:03  

bordo bakıyor gözlerin..anlatmak istiyor.. mürdüm gibi bir boynun var.. sakin ve dingin.. dokunuşların kırmızı ve parlak.. kirpiklerinden yıldızlar düşüyor.. konuşuyorsun ağzın bir şelale dudakların küçük bir balık.. saçların gül kokan kızıl bir toprak..

kim ki duk   16 Eylül 2007 12:07  

seni seviyorum

kim ki duk   16 Eylül 2007 12:03  

ya da biz masal olsak demiştim aylar önce.. ama gitmek gerekti bir süre.. ne güneşte yaşayan adamları konuşmaya vaktimiz vardı ne de karpuz kokan elleri öpmeye.. gitmek gerekti uzun bir süre.. ağaçların kızarması, toprağın dinlenmesi için zaman gerekti bize.. cesaret gerekti bize.. şimdi yeni bir gün doğuyor kırmızı eşliğinde ve güneşteki adamlar bizi konuşuyor bilinmez renkleriyle..

kim ki duk   16 Eylül 2007 11:59  

domatesli fotoğrafı masaüstü yapılacısa yapılascıa yapılascı allah cezasını vermesin o fotosunun::)):):):)

Simcapli Waffle   12 Eylül 2007 11:59  

yihuuu!! sakallara gell =)) !! foto şahane,koynumda sevgili ahh istanbul geceleri...

neita   11 Eylül 2007 18:11  

eger dogru kisi ile çok erken veya cok geç karsilasirsanız, onun yanindan geçip gidersiniz. İşte benim yanından geçip gidemediğim, kalbimin takıldığı turuncu adam.

kim ki duk   20 Ağustos 2007 16:59  

eveeett,işte sonunda beklenen kişi teşrif etti veee harmanimmmm!!! hoş geldin güzel insan =)

neita   20 Ağustos 2007 16:11  

tişükkür ederim efenim...

harmanimm   20 Ağustos 2007 16:30  

harmanimm   20 Ağustos 2007 13:17  

harmanim;

gökyüzünden gelen gözleri ıslak hatta biraz nemli olan bir adam varmış her zerresinden yaşlar boşanan..
ve bir kadın varmış içinde kurt olan bir elmadan bakan.. daha yeni zehrini vermiş oysa..
çaba harcamış yine her defasında olduğu gibi...
elinde küçük bi asası yokmuş ne yazıkki dokunduğunda gözleri ıslak adam gökkuşağına dönüşsün,
sözleri varmış sadece.. sesinin yetebildiği yere kadar gidebilen sözleri...
söylemek zor olmamış hiçbir zaman...
ama sesini duyuramadığını görmek en zoruymuş
yollar sunulmamış,seçenekler zaten yokmuş
sadece birkaç cümle varmış rüzgarda gezinen
ve ucuna takılan bir adam...
evet evet gözleri ıslak adam..

kim ki duk ekler;
neyseki ucunu tutabilmiş bu sıpa
tek yapması gereken şey başa doğru biraz mücadele
önsöz okumaları yapılmış
burdan kendisini tebrik ediyoruz yayın ekibimizle,
bi de bu adam nası bi adamsa gözler ıslak mıslak ama maşallah yanii
her seferinde bağlıyosun pes .

harmanimm   20 Ağustos 2007 12:49  

gruplar

üyesi olduğum topluluklar | yöneticisi olduğum topluluklar
  1. boşluk metinleri

    boşluk metinleri

    620 üyesi var. üyelik yönetici onayı ile.
  2. marksist idman yurdu

    marksist idman yurdu

    602 üyesi var. üyelik yönetici onayı ile.



 
tuttum işlemi gizlidir. karşı tarafın haberi olmaz. tuttuğunuz kişileri bir arada görebilir, yaptıklarını takip edebilirsiniz.

ARKADAŞLARININ EKLEDİKLERİ